15. Hukuk Dairesi         2018/3893 E.  ,  2019/2478 K.

“İçtihat Metni”

Mahkemesi: Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup dava, tasfiye hakediş alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2-Davacının temyiz itirazlarına gelince;

Taraflar arasında 12.02.2013 tarihli … İlçesi … Caddesi Kültür Merkezi, İdari Bina Zemin Altı Otopark Ve Çevre Düzenlemesi Yapım İşi imzalanmış olup işin yapılma süresince idare mahkemesi kararı ile sözleşmenin feshedilmesi sonucunda tasfiye dönemine girilmiş, tasfiye hakedişi düzenlenip onaylandıktan sonra tasfiye hakediş bedelinin ödenmemesi nedeni ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talep edilmiştir. Davalı, hakedişin itiraz kaydı ile imzalanması nedeni ile alacağın muaccel olmadığını, alacak muaccel olmadan başlatılan takibin geçersiz olduğunu, daha sonra yapılan incelemeler ile belirlenen borcun ödendiğinden bahisle davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiş, mahkemece davanın ve kötünüyet tazminatının reddine dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Taraflar arasında imzalanan 12.02.2013 tarihli sözleşmenin “Sözleşmenin Ekleri” başlıklı 8. maddesi uyarınca Yapım İşleri Genel Şartnamesi sözleşmenin ekidir. Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 41. maddesi uyarınca “Anahtar teslimi götürü bedel sözleşmelerde ise, kesin hakediş raporu düzenlenmesine işin geçici kabulü yapıldıktan sonra başlanır ve sözleşme ve eklerinde öngörülen hükümler çerçevesinde kesin hesap işlemleri gerçekleştirilir. Gerek birim fiyat sözleşmeli işlerde gerekse anahtar teslimi götürü bedel işlerde; yüklenicinin kesin hesaplara itirazı varsa aynı inceleme süresi içinde idareye yazılı olarak bildirmek zorundadır. Böyle yapmadığı takdirde kesin hesapla ilgili bütün belgeleri kayıtsız kabul etmiş sayılır ve bundan sonra bu hususta yapılacak herhangi bir itiraz dikkate alınmaz. Yapı denetim görevlisi belirtilen süre içinde kesin hesapları idareye teslim etmediği takdirde, yüklenici kendi hazırladığı kesin hesapları idareye vererek incelenmesini ve onaylanmasını isteyebilir. Her üç durumda da idareler teslim aldıkları kesin hesapları, teslim tarihinden başlamak üzere en çok altı ay içinde inceleyip onaylarlar. Aksi halde yüklenici, varsa itirazlarında haklı sayılacağı gibi, işin kesin kabulü yapılmış olmak şartı ile, kesin hakediş raporunun düzenlenmesini de isteyebilir. Yüklenicinin, kesin hesapların yapılışında hazır bulunmayıp sonradan altmış günlük sürede hesapları incelemesi halinde, idarenin altı aylık inceleme süresi, yüklenicinin incelemeyi bitirdiğini idareye yazılı olarak bildirdiği tarihten başlar. Kesin hesapların ve kesin kabul tutanağının idarece onaylanmasından sonra, bunlara ilişkin onay tarihlerinin sonuncusundan başlamak üzere en çok otuz gün içinde, idarece onaylanmış kesin hesaplara dayalı olarak, yapı denetim görevlisi tarafından kesin hakediş raporu düzenlenir. Kesin hesapların idareye tesliminden sonra idarece incelenmesi sırasında yapılabilecek değişikliklere yüklenicinin bir itirazı olursa itirazlarının yerlerini de açık seçik belirtmek suretiyle bu husustaki karşı görüşlerinin neler olduğunu ve dayandığı gerekçeleri 40 ıncı maddedeki usuller çerçevesinde dilekçe ile idareye bildirir. Hesap kesme işleminde, gerçekleştirilen bütün işlerin kesin hakediş raporuna geçirilen bedelinden iş sırasında geçici hakediş raporları ile ödenen miktarlar düşülür. Daha sonra 40’ıncı maddede açıklanan geçici hakediş ödeme usulleri çerçevesinde, hakedişe yapılan ek ve kesintilerden sonra kalan tutar yükleniciye veya vekiline ödenir.” kesin hesap yapılır düzenlemesi mevcuttur. Bu düzenleme çerçevesinde; taraflarca en son işlem olan tasfiye kesin hakedişi yapılıp onaylandığına göre hakedişe yüklenici tarafından itiraz dahi edilse alacak muaccel hale gelmiş olup alacak muaccel iken takip başlatılmıştır. İdarenin 6 aylık inceleme süresi hakedişten önceki metrajların kesinleşmesine yönelik olup tasfiye kesin hakedişinin onaylanmasından sonra itiraz halinde idareye 6 aylık bir inceleme süresi Yapım İşleri Genel Şartnamesince tanınmamıştır. Açıklanan nedenlerle tasfiye kesin hakedişine itiraz edilmesi nedeni ile alacağın muaccel olmadığı kabulü hatalı olmuştur.

Bu durumda mahkemece yapılacak iş; alacak muaccel olduğundan asıl alacağa yönelik davanın kabulüne, işlemiş faize yönelik olarak da davacı tarafından keşide edilen Ankara 30. Noterliği’nin 22.05.2014 tarih ve 07267 yevmiye nolu ihtarnamesi dikkate alınarak mali müşavir bilirkişiden ek rapor alınıp şartları oluştu ise işlemiş faizin hesaplattırılması ve hesaplanan miktar yönünden takibin devamına karar verilmesi, takipten sonra 20.02.2015 tarihinde ödeme yapıldığı anlaşıldığından icra takibinden sonra yapılan ödemelerin tarih ve miktarı infazı mümkün olacak şekilde hüküm fıkrasında gösterilip TBK’nın 100. maddesi gereğince icra müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınması şeklinde hüküm kurulması ve sonucuna göre icra inkâr tazminatına hükmedilip hükmedilmeyeceği değerlendirilerek karar verilmesinden ibarettir. Mahkemece hatalı değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmamış kararın açıklanan nedenlerle bozulması uygun bulunmuştur.

SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün

davacı yararına BOZULMASINA, 2.037,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 81,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 37,20 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 23.05.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Yorum Ekle