5. Hukuk Dairesi         2018/12916 E.  ,  2019/9821 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki … ili, … ilçesi, … mahallesi, 480 ada 32 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur. Ancak;

1)Dava konusu taşınmazın ve içinde bulunduğu bölgenin ileride imar uygulamasına tabi tutulması halinde kesilmesi gereken düzenleme ortaklık payı oranının ve dava konusu taşınmazın çevresinde düzenleme görmüş parseller var ise bunlardan kesilen düzenleme ortaklık payı oranları ile bunlara ilişkin bilgi ve belgeler Belediye İmar Müdürlüğünden sorularak alınacak cevaba göre bilirkişi kurulu raporu denetlenmeden dava konusu taşınmazın emsal karşılaştırması sonucu tespit edilen metrekare birim fiyatından % 40 oranında düzenleme ortaklık payı düşülmek suretiyle hesap yapan rapor doğrultusunda eksik inceleme ile hüküm kurulması,

2)Üzerinde kat mülkiyeti kurulmuş yapı bulunan taşınmazda yapılaşmanın tamamlanmış olması, el atılan alanın yapı alanını etkilemediği gözetildiğinde, yasal dayanağı olmayan değerlendirmeyle indirim yapılarak aza hükmedilmesi,

3)Davacılardan …’un hissesi üzerinde dava dışı …lehine, davacılardan …’ın hissesi üzerinde ise dava dışı… lehine intifa hakkı bulunduğu anlaşılmaktadır.

Bu nedenle, tapu kaydında lehine intifa hakkı bulunan …ve…’ı davaya dahil etmesi için davacılara süre verilip, taraf teşkili sağlandıktan sonra, davacıların hissesine düşen taşınmaz bedelinin intifa hakkı sona erinceye kadar bir milli bankaya çıplak mülkiyet sahibi davacılar adına yatırılarak bu bedelin nemalarından intifa hakkı sahiplerinin yararlanmasına, intifa hakkı sona erdiğinde davacılara ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,

4)Dava konusu taşınmazın tapu kaydında davacılardan … ve …’ın hisseleri üzerinde bulunan takyidatların hükmedilen bedele yansıtılmaması,

Doğru olmadığı gibi;

5)13.03.2015 gün ve 29294 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 gün ve 2013/95-2014/176 sayılı kararı ile;

6487 sayılı Yasanın 21. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun başlığı ile birlikte değiştirilen geçici 6. maddesinin on üçüncü fıkrası “09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihlerini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği” gerekçesiyle Anayasanın 2 ve 35. maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmiştir.

Bu itibarla; dava konusu taşınmaza fiilen hangi tarihte (ay, gün ve yıl olarak) el atıldığı taraflardan sorularak, el atma tarihine ilişkin tüm belgeler (yer teslim tutanağı, geçici ve kesin kabul tutanakları vs) getirtilip, el atma tarihinin 04.11.1983 tarihinden önce olduğunun tespiti halinde maktu harç ve maktu vekalet ücretine, sonra olduğunun belirlenmesi halinde ise nispi harç ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden,

Mahkeme kararının açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazları doğrultusunda BOZULMASINA, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 16/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Yorum Ekle