15. Hukuk Dairesi         2018/3234 E.  ,  2019/1828 K.

“İçtihat Metni”

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … geldi. Davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Davacı eser sözleşmesi ilişkisi nedeni ile verilen 2.500.000,00 TL bedelli HMK 389 ve devamı maddeleri gereğince hukuka ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak nakde çevrilmek istenen teminat mektubunun, yargılama sonuna kadar uygun görülecek teminat karşılığında ya da teminatsız olarak nakde çevrilmesinin tedbiren durdurulmasına ve müvekkilinin davalıya 2.500.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında bedeli ödendiğinden davaya konu talebini istirdada çevirmiştir. Davalı, sözleşmenin 19. maddesinde geçici kabulün taraflar arasında nasıl gerçekleştirileceğinin açıkça belirlendiğini, davacı şirketin işbu prosedürün hiçbir aşamasına uymadığını, zaten davacı şirketin 2012 yılı Ekim ayından sonra fiili olarak herhangi bir iş gerçekleştirmediğini, defterlerine göre davacı şirketin 07.08.2013 tarihi itibarıyla müvekkiline 7.262.322,70 EURO borçlu olduğunu, teminat mektubu paraya çevrildiğinden davanın konusuz kaldığını bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 9. maddesinde “Kesin kabulün yapılmasından ve sözleşme ve ekleri hükümleri gereğince kesin teminattan tahsil edilecek meblağların kesilmesinden ve yine yüklenici firmanın kendi işçilerine herhangi bir borcu bulunmadığı hususunun tevsik edilen belgeler çerçevesinde anlaşılarak Türkiye’ye ve

…’e bağlı Sosyal Sigortalar Kurumundan alınmış soğuk damgalı ilişiksiz belgesinin iş sahibine verilmesinden sonra kesin teminat veya bakiyesi yüklenici firmaya iade edilir.” hükmü yer almaktadır. Sözleşmenin teminatın iadesine ilişkin bu maddesi mahkemece değerlendirilmemiştir. Bu nedenle işin 27.05.2013 tarihli geçici kabulünün yapılıp işin teslim edilmesi ve davalı defterlerinde alacak görülmemesi teminatın iadesi için yeterli olmayıp Türkiye’ye ve …’e bağlı Sosyal Sigortalar Kurumundan alınmış soğuk damgalı İlişiksiz belgesinin alınması da zorunlu olduğundan bu konuda davacıya süre verilip verilen süre içerisinde alınıp sunulacak belgelere göre sözleşmedeki şartların gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği değerlendirilerek teminat mektubu hakkında sonucuna uygun karar verilmesi gerekmektedir.

Bu durumda mahkemece; sözleşmenin 9. maddesi gereği teminat mektubunun iadesi koşullarının oluşup oluşmadığının tespit edilmesi için davacıya süre verilip Türkiye ve … Sosyal Sigortalar Kurumlarından alınacak soğuk damgalı ilişiksizlik belgeleri ibraz ettirilerek sonucuna göre teminat mektubu hakkında borçlu bulunulup bulunulmadığına ve istirdata karar verilmesi gerekirken bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.

Kabule göre de, davacının istirdat sonrası açık faiz talebi bulunmadığından faize hükmedilmesi de hatalı olmuştur.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı ve fer’i müdahiller yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilmediğinden davalı yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 154,30 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,

karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 17.04.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Yorum Ekle