İtirazen Şikayet Başvurusunun Ehliyet Yönünden Reddedilmesi

Karar No              : 2021/MK-181

BAŞVURUYA KONU İHALE:

2013/19459 İhale Kayıt Numaralı “Sirkeci-Uzunköprü Hattı Halkalı-Çerkezköy İstasyonları Km: 38+000-56+000 Ve Km: 74+000-96+000 Arası Altyapı İyileştirilmesi İkmal İnşaatı İşi” İhalesi

KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:

KARAR:

T.C. Devlet Demiryolları İşletmesi 1. Bölge Emlak ve İnşaat Müdürlüğü tarafından yapılan 2013/19459 İhale Kayıt Numaralı “Sirkeci-Uzunköprü Hattı Halkalı-Çerkezköy İstasyonları Km: 38+000-56+000 ve Km: 74+000-96+000 Arası Altyapı İyileştirilmesi İkmal İnşaatı İşi” ihalesine ilişkin olarak ZK Altyapı İnş. San. Tic. A.Ş. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 30.12.2013 tarihli ve 2013/UY.I-4978 sayılı karar ile “Başvurunun reddine” karar verilmiştir.

Davacı ZK Altyapı İnşaat San. ve Tic. A.Ş. tarafından anılan Kurul Kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada Ankara 12. İdare Mahkemesinin 26.09.2014 tarih ve E:2014/283, K:2014/1070 sayılı kararında, “… idarenin Kurul’un düzeltici işlem belirlenmesi yönündeki kararından sonra davacının iş deneyim belgesinin tekrar değerlendirilerek bu kez davacının teklifinin değerlendirme dışı bırakılması yönünde verdiği kararın, Kurum’a yapılan başvurunun tarafı olmayan davacının hukukunu etkileyen yeni bir karar olduğu, ihalenin davacının uhdesinde kalmasından sonra Kurul’un 31.07.2013 tarih ve 2013/UY.I-3144 sayılı kararının uygulanması bağlamında ihaleyi yapan idare tarafından tekliflerin yeniden değerlendirmeye tabi tutulduğu ve davacı şirketin değerlendirme dışı bırakılarak ihale işleminin sonuçlandırılması işlemi üzerine davacı şirket tarafından ihale üzerinde bırakılan şirkete ait iş deneyim belgesinin yeterli olmadığı iddiaları ile yeni bir şikayet başvurusu yapıldığı, bu başvurunun ihaleyi yapan idarece reddi üzerine de Kurum’a itirazen şikâyet başvurusu yapıldığı görüldüğünden, oluşan yeni hukuki durum karşısında davacının bu başvurusunun 4734 sayılı Kanun’un 54. maddesi bağlamında yapılmış bir itirazen şikâyet başvurusu olduğu ve  31.07.2013 tarih ve 2013/UY.I-3144 sayılı Kurul kararına itiraz niteliğinde olmadığı, dolayısıyla süresinde olduğu sonucuna ulaşıldığından, bu başvurunun Kurul’un 31.07.2013 tarih ve 2013/UY.I-3144 sayılı kararına itiraz niteliğinde değerlendirilerek başvurunun süre yönünden reddine karar verilmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir.

Davacının 2. iddiası ile ilgili olarak; yukarıda açıklandığı üzere Kurul’un kararı sonrasında idarece alınan karar, davacının menfaatlerini olumsuz olarak etkileyen yeni bir karar olduğundan Kurul’ca davacının hak arama yolundaki şikayet başvurusunun reddedilmesi üzerine yapmış olduğu itirazen şikayet başvurusunun esası hakkında bir değerlendirme yapılarak ulaşılacak sonuca göre olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken daha önce karar bağlanan hususların tekrar incelenemeyeceğinden bahisle reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.           

Davacının 3. iddiası ile ilgili olarak; yukarıda yer verilen mevzuata hükümleri uyarınca şikayet ve itirazen şikayet başvurusunda bulunabilmesi için aday, istekli veya istekli olabileceklerin hukuken korunması gerekli bir hakkının veya menfaatinin olması gerekmektedir.

4734 sayılı Kanun’un 4. maddesinde geçen aday, istekli ve istekli olabileceklere ilişkin tanımlar ve 54. maddesinde yer alan ihale sürecindeki hukuka aykırı işlem veya eylemler nedeniyle bir hak kaybına veya zarara uğradığını veya zarar uğramasının muhtemel olduğunu iddia eden aday veya istekli ile istekli olabileceklerin şikâyet başvurmaları yolundaki düzenlemenin, ihale dokümanı almayan kişilerin başvuruda bulunamayacaklarını, bu satın alma işleminin ehliyet şartının ön koşulu olduğunu ortaya koymaktadır.

Hukuki düzenleme bu yönde olmakla birlikte, kamu ihale mevzuatındaki itirazen şikâyet başvurusu, idarelerin ihale sürecindeki tesis ettikleri idari işlemlere yönelik olarak hak kaybı ya da zarara uğrayanların veya zarara uğraması muhtemel olanların yaptığı başvuru sonucu yapılan bir denetim yöntemidir. Yapılan incelemelerdeki temel unsur, bir kişinin başvurusu olmakla birlikte, içerik yönünden bir idari işlem denetimi olan itirazen şikâyet incelenmesinin amacı, kamu hukukuna tabi olarak tesis edilen işlemlerin hukuka uygunluk denetimidir. Dolayısıyla idareler açısından bir denetim biçimi olan bu yöntem, hukuk özneleri için de bir hak arama aracıdır. Bu nedenle de hukukun genel ilkeleri çerçevesinden, söz konusu hak arama yolunun genişletici bir biçimde yorumlanması gerekmektedir.

Bu durumda söz konusu ihalede başvuru sahibi tarafından ihale dokümanı satın alınarak ihaleye teklif verildiği, anılan Kanun ve Yönetmelik hükmü uyarınca istekli statüsü kazanıldığından itirazen şikayet başvurusunun, ihalenin başvuru sahibi üzerinde kalmayacak olmasından bağımsız olarak, diğer bir ifadeyle, davacı şirketin, ihale üzerine kalan Unitek İnş. San. ve Tic. A.Ş.-Tur İnş. Hafr. Nak. ve Tic. Ltd. Şti. Ortak Girişiminin sunmuş oldukları iş deneyim belgesinin istenilen koşula uygun olmadığına ilişkin iddiasının esasına girilerek incelenmesi gerekirken itirazen şikayet başvurusunun ehliyet yönünden reddedilmesinde de hukuka uygunluk bulunmadığı,; sonuç olarak davacının üç iddiasının da esasının incelenerek bir karar verilmesi gerekirken usule ilişkin gerekçelerle tesisi edilen aksi yöndeki Kamu İhale Kurulu kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” denilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Anılan mahkeme kararının gereklerini yerine getirmek üzere Kurulca alınan 31.12.2014 tarihli ve 2014/MK-603 sayılı kararda “1- Kamu İhale Kurulunun 30.12.2013 tarihli ve 2013/UY.I-4978 sayılı Kararının başvuru sahibinin 1’inci ve 2’ nci iddialarına ilişkin kısımlarının iptaline,

2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, başvuru sahibinin 1’inci ve 2’inci iddiaları yönünden esasın incelenmesine geçilmesine,” karar verilmiştir.

Söz konusu mahkeme kararının temyizi üzerine Danıştay Onüçüncü Dairesi tarafından 17.02.2021 tarihli ve E:2015/320, K:2021/521 sayılı kararında “…Mevzuatta, Kurulun, Kuruma gelen itirazen şikâyet başvurularıyla ilgili olarak gerekçesini belirtmek suretiyle karar vereceği, Kurul tarafından karara bağlanan hususların yeniden incelemeye alınmasına ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı, ayrıca, şikâyetler ile ilgili olarak Kurum tarafından verilen nihaî kararların mahkemelerde dava konusu edilebileceği, Kurul tarafından karara bağlanan hususlar hakkında yargısal denetim yolunun işletilmesi gerektiği açıkça düzenlenmiştir. Bu durumda, mevzuatta Kurul tarafından karara bağlanan hususların yeniden incelemeye alınmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, 29/11/2013 tarihli itirazen şikâyet başvurusunda yer alan ikinci iddianın 31/07/2013 tarih ve 2013/UY.I-3144 sayılı Kurul kararında incelenip karara bağlanan konulara ilişkin olduğu, bir başka anlatımla, başvuruda yer alan ikinci iddianın anılan Kurul kararına itiraz niteliği taşıdığı görüldüğünden başvurunun ikinci iddia yönünden reddine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu itibarla, ikinci iddia yönünden dava konusu işlemi iptal eden temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet görülmemiştir.

2. Davalının temyiz isteminin kısmen kabulü ile temyize konu Mahkeme kararının 2. iddia yönünden dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu kısım yönünden DAVANIN REDDİNE” ifadelerine yer verilerek “mahkeme kararının kısmen onanmasına/kısmen bozulmasına, bozulan kısım yönünden davanın reddine” karar verilmiştir.

Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,

1- Kamu İhale Kurulunun 31.12.2014 tarihli ve 2014/MK-603 sayılı kararının 2’nci iddia ile ilgili kısmının iptaline,

2- 31.12.2014 tarihli ve 2014/MK-603 sayılı karar gereğince yapılan yeniden inceleme neticesinde alınan 04.02.2015 tarihli ve 2015/UY.I-389 sayılı Kurul kararının 2’nci iddia ile ilgili kısmının iptaline,

3- Anılan Danıştay Onüçüncü Dairesi kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda Kamu İhale Kurulunun 30.12.2013 tarihli ve 2013/UY.I-4978 sayılı kararının 2’nci iddia ile ilgili kısmının hukuki geçerliğini koruduğuna,

   Oybirliği ile karar verildi.

    Yorum Ekle