T.C. YARGITAY

15.Hukuk Dairesi

Esas: 1995/7193

Karar: 1996/43

Karar Tarihi: 15.01.1996

ALACAK DAVASI – HAK EDİŞLERİNİN ÖDEME PLANI – MUACCELİYET HALİNİN ŞARTLARI VE BAŞLANGIÇ TARİHİ – TEMERRÜDE DÜŞÜLDÜĞÜ TARİHİN YENİ BİLİRKİŞİ RAPORU İLE TESPİT EDİLMESİ GEREĞİ

ÖZET: Davalı kuruma gönderilen ihtarlar da dikkate alınarak yaptırılacak yeni bir bilirkişi incelemesi sonucu Yargıtay denetimine de elverişli rapor alınarak, her bir hak ediş bedelinin tutarı muacceliyet ve gecikme tarihleri, ihtarlara ve dava tarihine göre temerrüde düşürüldüğü tarihler, ödeme günleri ile aradan geçen sürelerin saptanması ve sonucuna göre hükme varılması yerine yeterli ve isabetli olmayan rapora doğrudan bağlı kalınarak yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekir. 

(818 S. K. m. 101)

Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyize tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş … olmakla … gereği konuşulup düşünüldü:

Karar: 1- …….

2- Yanlar arasında düzenlenen sözleşmenin 9. maddesi gereğince ödemeler B.İ.G. Şartnamesi hükümlerine tabidir. Anılan Şartnamenin 39. maddesi hükmünce ara hak edişlerin imzalanmasından itibaren otuz gün içinde tahakkuka bağlanması, bu tarihi takip eden otuz gün zarfında da ödemenin yapılması gerekir. Bu haliyle ödeme tarihlerinin önceden kesinlikle bilinmesi olanaklı olmadığından iş sahibinin mütemerrit duruma düşmesi kendisine uyarıda bulunulması koşuluna bağlıdır. O halde tahakkuk tarihinden itibaren geçen otuz günlük sürenin hitamında alacağın muaccel olması, Kurum’un doğrudan mütemerrit olduğunu göstermez (BK. m. 101). Davacı tarafça 24.3.1989 tarihinde gönderilen ihtarla o güne değin yapılan geç ödemeler için faiz isteminde bulunulmuştur. Oysa bu ihtar tarihinde muaccel olduğu halde ödenmemiş hak ediş bedeli varsa bu ihtarla ancak bu bedel için davalının temerrüdünden söz edilebilir. Dolayısıyla bu alacak hakkında temerrüt tarihinden ödemenin yapıldığı tarihe değin davacı faize hak kazanır. Değilse bu ihtara dayanılarak daha önce -gecikmeyle de olsa- yapılan tüm ödemeler için faiz yürütülmesi mümkün olamayacağı gibi, ihtar tarihinde henüz doğmamış ya da muaccel olmamış alacaklar için dahi geçmiş günler faizi yürütülemez.

Sonuç: Bu ilkeden hareketle; daha sonra davalı Kurum’a gönderilen 11.9.1989 ve 8.5.1991 günlü ihtarlar da dikkate alınarak yaptırılacak yeni bir bilirkişi incelemesi sonucu Yargıtay denetimine de elverişli rapor alınarak, her bir hak ediş bedelinin tutarı muacceliyet ve gecikme tarihleri, ihtarlara ve dava tarihine göre temerrüde düşürüldüğü tarihler, ödeme günleri ile aradan geçen sürelerin saptanması ve sonucuna göre hükme varılması yerine yeterli ve isabetli olmayan rapora doğrudan bağlı kalınarak yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekir. 15.1.1996

    Yorum Ekle