15. Hukuk Dairesi         2016/3351 E.  ,  2017/1921 K.



Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 
Davacıların murisi … … ile davalı idare arasında ……..2010 tarihinde … …. Lojman İnşaatının yapımı konusunda KDV hariç 669.000,00 TL götürü bedelle sözleşme akdedilmiştir. İşin devamı sırasında yüklenici … …’in 30.05.2011 tarihinde vefat ettiği, … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2011/1062 Esas ve 03.06.2011 Tarihli veraset ilâmı ile muris … …’in mirasçılarının annesi … ile babası …’in olduğu ve iş bu kişiler tarafından eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davacılar, davalı idareye yönelik ….06.2011 tarihinde verdikleri dilekçe ile vefat nedeniyle sözleşmenin feshini, teminatın iadesini ve yapılan iş bedelinin tahsilini talep etmişler, davalı idare de aynı gün aldığı kararla sözleşmenin 27. maddesi ile atıfta bulunulan 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun …. ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 50. maddesi gereğince sözleşmenin feshine, kesin teminat mektubunun iadesine, yüklenici tarafından yapılan işlerin hakedişin düzenlenerek ödemelerin yapılmasına karar verdiği, ….06.2011 tarihinde de tasfiye hakedişin düzenlendiği ve yükleniciye ödenecek tutar olarak kesintilerin düşülmesi ve KDV’nin eklenmesi ile ….062,79 TL’nin bulunduğu ancak davacıların tasfiye hakedişini kabul etmeyerek mevcut davayı açtıkları anlaşılmıştır. 
Taraflar arasında, sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 365. maddesi uyarınca götürü bedel eser sözleşmesi bulunmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Götürü bedelle yapımı üstlenilen işlerde yüklenicinin hakettiği iş bedelinin, gerçekleşen imalâtın yapılması gereken tüm imalâta göre fiziki oranının bulunması ve bu oranın götürü bedele uygulanması suretiyle hesaplanması gerekir. Davadan önce yaptırılan tespit sonucu alınan bilirkişi raporu, yargılama sırasında alınan birinci, ikinci ve üçüncü bilirkişi raporları belirtilen şekilde iş bedelini hesaplamadıkları için 

hüküm tesis etmeye elverişli değildir. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, hükme esas alınan son bilirkişi kurulundan yukarıda belirtilen şekilde iş bedelinin hesaplanması için ek rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmelidir.
Dava dilekçesinde davacı olarak gösterilen … ….’in karar başlığında adının gösterilmemiş olması da doğru olmamış, kararın belirtilen nedenlerle bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren … gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 04.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Yorum Ekle