Karar No              : 2020/MK-87

BAŞVURUYA KONU İHALE:

2018/655447 İhale Kayıt Numaralı “(Çorum-İskilip) Ayr.-(Ankara-Çankırı) Ayr. Yolu Km:42+336-47+650 Arası Toprak Tesviye, Sanat Yapıları, Köprü Ve Üstyapı (Sk) İşleri Yapım İşi” İhalesi

KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:

KARAR:

Karayolları 7. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan 2018/655447 ihale kayıt numaralı “(Çorum-İskilip) Ayr.-(Ankara-Çankırı) Ayr. Yolu Km:42+336-47+650 Arası Toprak Tesviye, Sanat Yapıları, Köprü Ve Üstyapı (Sk) İşleri Yapım İşi” ihalesine ilişkin olarak Kadir Petrol Ürünleri İnş. Taş. Hafr. Maden. San. ve Tic. Ltd. Şti. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 05.02.2020 tarihli ve 2020/UY.II-281 sayılı karar ile “Başvurunun reddine” karar verilmiştir.

Davacı Kadir Petrol Ürünleri İnş. Taş. Hafr. Maden. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, Ankara 4. İdare Mahkemesinin 23.03.2020 tarihli E:2020/557, K:2020/622 sayılı kararında “Dava konusu işlemin, davacı şirketin 1. maddede özetlenen iddialarının süre yönünden reddine ilişkin kısmı yönünden;

Olayda; 14.11.2019 tarihli ve 2019/UY.II-1504 sayılı Kurul kararının yerine getirilmesi için alınan 10.12.2019 tarihli ihale komisyonu kararı ile ihalede en avantajlı teklif sahibi istekli ve ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibi isteklinin değişmesi nedeniyle, ortaya çıkan bu değişikliğin dikkate alınarak ihale sürecinde davacı şirketin, 02.08.2019 tarihli ihale komisyonu kararındaki birinci sıradaki yerini kaybetmesi nedeniyle hak kaybına uğradığını iddia edebileceği yeni hukuki durumun ortaya çıktığının kabulü gerekmektedir. İhale sürecinde yeni bir hukukî durum meydana getiren, ihale sürecine etkili bir kararın alınması üzerine başvuruya konu edilebilecek işlemi ve hukuka aykırılık nedenini öğrenen ilgililerin bu tarihten itibaren 4734 sayılı Kanun’da öngörülen sürede idareye başvurmalarına hukukî bir engel bulunmadığından, 10.12.2019 tarihli ihale komisyonu kararına karsı, teblig tarihinden itibaren Kanun’un 55. maddesi uyarınca süresi içinde şikâyet başvurusunda bulunulabileceği açıktır.

Bu itibarla, dava konusu ihaleye ilişkin olarak kesinleşen ihale komisyonu kararının

10.12.2019 tarihinde davacıya tebliğ edilmesi üzerine davacı tarafından Kanun’da belirtilen 10 günlük süre içerisinde 20.12.2019 tarihinde ihaleyi gerçekleştiren idareye şikâyet başvurusunda bulunulduğu anlaşıldığından, şikâyet başvurusunun süresinde yapılmadığından bahisle itirazen şikâyet başvurusunun süre yönünden reddine ilişkin dava konusu Kurul kararının bu kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Nitekim, Danıştay 13. Dairesi’nin 09.07.2019 tarih ve E:2019/1755, K:2019/2456 sayılı kararı da bu doğrultudadır.

Dava konusu işlemin, davacı şirketin 2. maddede özetlenen iddiasının sekil ve görev yönünden reddine ilişkin kısmı yönünden;

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinin dördüncü fıkrasında, “Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması, bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz.” kuralı yer almakta olup, bu kuralla idari yargı mercilerine, bireysel işlemlerin yargısal denetiminde bu işlemlerin dayanağı ikincil nitelikteki düzenleyici işlemleri ihmâl etme yetkisi tanınmıştır. Bu kapsamda, 4734 sayılı Kanun’un 56. maddesinin ikinci fıkrasını daraltması nedeniyle, dayanağı kanuna aykırı olan İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmeliğin 8. maddesinin onuncu fıkrasının ihmâl edilerek Kanun’un 56. maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde inceleme yapılması gerekmektedir.

4734 sayılı Kanun’un 56. maddesinin lafzından, başvuru sahibinin iddialarından sadece şikâyete konu edilen iddiaların anlaşılamayacağı, Kanun’da böyle bir sınırlama yapılmadığı, Kamu İhale Kurulu tarafından başvuru sahibinin itirazen şikâyet başvurusundaki iddialarının, şikâyet aşamasında öne sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın incelenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, davacı şirketin, şikâyet başvurusunun reddi üzerine 4734 sayılı Kanun’da öngörülen sekil ve usûl kurallarına uygun olarak itirazen şikâyet başvurusunda bulunduğu görüldüğünden, davacının 2. iddiasının şikâyet başvurusunda ileri sürülmediği gerekçesiyle şekil yönünden reddedilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Bununla birlikte; davacı şirketin 2. maddede özetlenen iddiasının 24.07.2019 tarihli ve 2019/UY.II-843 sayılı Kurul kararında yer alan tespitlerden yola çıkarak ileri sürüldüğü, anılan Kurul kararında, “Muzaffer Kaygın İnşaat Maden Hazır Beton Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. – Özbek İnşaat Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. Ortak Girişimi tarafından sunulan 20.02.2019 tarihli aşırı düşük teklif açıklaması kapsamında nervürlü 8-12 mm ve 14-32 mm beton çelik çubuğuna ilişkin fiyat tekliflerine yer verildiği belirtilerek sunulan fiyat tekliflerinin meslek mensupları SMMM ve YMM tarafından Kamu İhale Genel Tebliği’nin 45.1.13.1’inci maddesinde öngörülen usule göre “Bu fiyat teklifindeki birim fiyatın, mükellefin yasal defter ve belgelerine göre tarafımca düzenlenerek onaylanan (19/02/2019) tarih ve (2019/1) sayılı satış tutarı tespit tutanağındaki ağırlıklı ortalama birim satış tutarının % 80’inin altında olmadığını beyan ederim.” ibaresine yer verilerek kaşelenip imzalandığı, söz konusu kararda aynen aktarılan Kamu İhale Genel Tebliği’nin 45.1.13.1’inci maddesi uyarınca teklife konu mal için düzenlenen satış tutarı tespit tutanağının idare veya Kurum tarafından istenilmesinin zorunlu olmadığı, idarece söz konusu tutanakların ilgili meslek mensubundan istenilmesine gerek duyulmadığı, bu bağlamda bahse konu ihalede söz konusu tutanağın sorgulamaya tabi tutulan istekli tarafından açıklama ekinde sunulmadığı, meslek mensubunun fiyat teklifi üzerindeki beyandan ve Ek-O.6 tutanağındaki bilgilerden sorumlu olduğu ve başvuru sahibi tarafından idareye ve Kuruma yapılan şikayet başvurusunda söz konusu iddialarını tevsik edici somut bir belge sunulmadığı da dikkate alındığında, idarece söz konusu tutanakların istenilmeden ihalenin sonuçlandırılmasında anılan Tebliğ hükümlerine bir aykırılık bulunmadığı ve bu husustaki iddiaların uygun bulunmadığı” değerlendirmesine yer verilerek iddiaya konu hususun karara bağlandığı ve davacı şirketin 2. iddiası kapsamındaki başvurusunun bu yönden Kurul kararına itiraz niteliğinde olduğu sonucuna varıldığından, itirazen şikayet başvurusunun görev yönünden reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Bu durumda; davacı şirketin 2. maddede özetlenen iddiasının sekil yönünden reddedilmesinde hukuka uygunluk bulunmamış ise de; anılan iddianın görev yönünden reddedilmesinde hukuka aykırılık görülmediğinden, sonucu itibariyle dava konusu Kurul kararının bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle; dava konusu işlemin, davacı şirketin 1. maddede özetlenen iddialarının reddine ilişkin kısmı yönünden IPTALINE, davacı şirketin 2. maddede özetlenen iddiasının reddine ilişkin kısmı yönünden davanın REDDINE,” hususlarına yer verilerek dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen reddine karar verilmiştir.

Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,

1- Kamu İhale Kurulunun 05.02.2020 tarihli ve 2020/UY.II-281 sayılı kararının birinci iddia ile ilgili kısmının iptaline,

2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, başvuru sahibinin birinci iddiasının esasının incelenmesine geçilmesine,

Oybirliği ile karar verildi.

    Yorum Ekle