4. Hukuk Dairesi         2018/5328 E.  ,  2019/2689 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı …. Mamulleri Tuz ve Alkol İşletmeleri AŞ vekili Avukat … tarafından, davalı … ve diğerleri aleyhine 16/06/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 04/10/2018 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, dava dışı TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğünden kiralanan ve tütün deposu olarak kullanılmakta iken meydana gelen yangın sebebi ile zarar gören binanın, kiralandığı durumdaki haline dönüştürülmesi için yapılan onarım işinin dava dışı yüklenici firmaya ihale edildiğini, ihale konusu işlerden bazılarının eksik ve kusurlu yapılması ve hakediş raporlarının usulüne uygun olarak düzenlenmemiş olması sebebiyle onarım sonucunda binanın kiralandığı durumdaki haline dönüşmediğini, bu nedenle TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğünün Genel Müdürlükleri aleyhine açtığı dava sonucunda kurumlarının tazminat ödemek zorunda kaldığını, kurumlarınca hazırlanan müfettiş raporunda, ihale hazırlık sürecinde, ihale geçici ve kesin kabul komisyonlarında görev alan davalıların görevlerini gereği gibi yapmadıkları ve oluşan kurum zararından davalıların sorumlu olduklarının tespit edildiğini, bu nedenle meydana gelen kurum zararının yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Dosya kapsamından; davalılar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kamu davası açıldığı, suç kastı yokluğu gerekçesiyle beraat kararı verildiği, Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 18/11/2008 tarihli kararı ile zamanaşımı sebebiyle kamu davasının düşürülmesine karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.

Mahkemece davalıların olayda kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

6098 sayılı TBK 74.(818 BK 53) maddesi gereğince; hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.

Şu durumda, mahkemece davalıların kusur durumlarının gerekirse bilirkişiden rapor alınmak suretiyle tespitinden sonra kusurun varlığı durumunda zarar kapsamının da doğru şekilde belirlenerek buna göre sonuca gidilmesi gerekir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 08/05/2019 gününde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, özellikle davalıların ceza dosyasında beraat ettikleri, ayrıca mahkemece alınan bilirkişi raporunda da kusurlarının bulunmadığı tespit edildiğine göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.08/05/2019

    Yorum Ekle